KADIN VE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU TARAFINDAN BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Tarih: 23.04.2015| Okunma Sayısı: 1452

BAROMUZ KADIN VE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU TARAFINDAN BASIN BİLDİRİSİ
 
SİVAS BAROSU KADIN VE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU TARAFINDAN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI İLE İLGİLİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI...
  
 

  BASIN BİLDİRİSİ

                                     95 yıl önce bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılmış ve Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün rehberliğinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılarak hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilân edilmiştir.95 yıl önce  TBMM’nin  kurulması ile  bu topraklarda  başlayan  bağımsızlık mücadelesi,bugün  tüm dünya çocukları için  bir bayramdır.Bu  bayram Türkiye  Cumhuriyetinin  çocuklara verdiği değerin ve  duyduğu güvenin  göstergesidir.

                                     Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı, TBMM'nin açıldığı, ulusal egemenliğimizin ilan edildiği bu günü tüm dünya çocuklarına armağan etmiştir. Dünya üzerinde, çocuklara böyle bir günün ithaf edildiği başka bir millet bulunmamaktadır.

                                     Büyük Önder  tarafından her ne kadar çocuklara büyük bir önem verilmiş    ve çocuklar geleceğin teminatı olarak gösterilmiş ise de, aradan geçen 95 yıl içerisinde sadece Türkiye’de değil tüm dünya da çocuk hakları gerektiği gibi korunamadığı gibi çocukların yaşadığı sorunlar çığ    gibi    giderek      büyümüş, çocukların   ruhsal   ve   bedensel      gelişimlerine     uygun    olarak    yaşama   hakları    devletler   tarafından korunamamıştır. Halen  dünya üzerinde    özellikle   Ortadoğu’da devam etmekte olan iç savaşların  en  büyük mağdurları yine koruyamadığımız, gözetemediğimiz çocuklarımızdır.

 

                                   Ulusal egemenlik gibi son derece önemli bir konunun çocuklarla özdeşleştirilmiş olması, Atamızın dehasını ve çocuk sevgisini açıkça ortaya koyduğu gibi, ne yazık ki bugün ülkemizde ulusal egemenliğin modern hukuk sistemlerinde 3 vazgeçilmez unsuru olarak kabul edilen yasama, yürütme ve yargı erklerinin tek elde toplanmış olması son derece kaygı vericidir. Çocuklarımızın aydınlık yarınlarda, ulusal egemenlik kavramını modern demokrasilerde olması gerektiği gibi, yasama, yürütme ve yargı erklerinin kuvvetler ayrılığı ilkesi dahilinde yaşamaları en büyük arzumuzdur.

                        

                                     Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve UNICEF tarafından yayımlanan verilere göre, ülkemizde 320 bin çocuk işçinin çalıştığı bildirilmektedir. Bu çocuklardan 124 bininin okula devam etmediği yine bu çocuklardan 80 binin sokaklarda yaşamakta olduğu açıklanmıştır. BM Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 6. maddesi; çocuğun kişiliğinin gelişmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi olduğunu, bilgi, sevgi, eğitim olanaklarının maddi ve manevi olarak, aile tarafından sağlanmasında devlet güvencesi altında olduğu, her doğan çocuğa vaat edilmiştir. Ve 9. Maddesinde çocukların her türlü istismar, ihmal ve sömürüye karsı korunması, hiçbir şekilde ticaret konusu olamayacağı, çalıştırılamayacağı, hele ki fiziksel, zihinsel, ahlaki gelişmesini engelleyecek bir işe izin verilmemesi tüm dünya tarafından imza altına alınmış ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da 41. ve 42. maddelerinde, devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocuğu kendi koruması altına alır; ve çocuğun asla eğitim öğretimden yoksun bırakılamayacağı devlet güvencesindedir. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) tarafından son 5 yılda haklarında koruma kararı alınan çocukların yüzde 18,6'sının anne ve babasının ihmal ve istismarına maruz kaldığı için korumaya alındığı bildirilmiştir. Türkiye’de her geçen yıl 18 yaşın altında evlendirilen kız çocuklarının sayısı artmaktadır.

 

Çocuk cezaevlerindeki  yaşanan hak ihlalleri de bir süredir kamuoyunda yeralmaktadır.Yine Türkiye’nin  de taraf olduğu  başta Birleşmiş  Milletler Çocuk  Haklarına Dair  Sözleşme,Uluslararası sözleşmeler  ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma  Kanunu uyarınca:

18 yaşına kadar  herbireyin ‘çocuk’’ kabul edilmesinin  yasal bir zorunluluk olduğunu,

Hiçbir ayrım gözetmeden  her çocuğun  yaşaması,gelişmesi,yaşama katılımının sağlanması ve tüm düzenlemelerde çocuğun yüksek yararının  gözetilmesi gerektiği,

Çocuk  adalet sistemi içerisinde  yer alan her çocuğa yaşına özgü muamelelerde  bulunulmasının ve çocuk adalet sistemi içinde yer alan çocuklarla ilgili verilecek kararlarda çocuğun özgürlüğünün  kısıtlanmasına son çare olarak  başvurulması gerektiği,

Adalet sistemine giren  çocuğun toplumda izole edilerek cezalandırılmasının değil,eğitici ve onarıcı bir yaklaşım sergilenerek toplum içinde toplumla bütünleşmesinin  sağlanmasının yasal bir zorunluluk olduğu,

Başta cezaevleri  olmak üzere tüm  kapalı kurumların şiddet  oluşmasına ortam  yarattığının ve kapalı  kurum yapısının çocuk adalet  sisteminin  felsefe ve yaklaşımına aykırılık taşıdığı,

Çocukların  yaşadıkları hak ihlallerinin gerek çocukların yaşamında gerekse toplumda kalıcı ve telafisi zor izler bıraktığının göz önünde  bulundurulmasının büyük önem taşıdığını hatırlatıyoruz.

    Tüm bu  veriler ışığında koruyucu politikaların  oluşması çağrısında  bulunurken,çocuklarının yaşamlarını  idame ettirecekleri  alanların  cezaevleri değil,rehabilite edilecekleri kuruluş ve ailelerin  yanı olduğu  unutulmamalıdır.

    Çocuk Hakları Komisyonu  olarak  çocuklarımızın  her alanda maruz kaldığı şiddete karşı duyarlı olmayı,çocukların cezaevlerine kapatılmadığı,küçük yaşta evlendirilmediği, şiddete ve tecavüze maruz kalmadıkları bir toplumda huzur ,barış içinde yaşadıkları bir ortam içinde milli ve manevi değerlere bağlı,yenilikçi düşüncelere açık üreten,paylaşan ülkemizi  her konuda bir adım  ileriye götürecek tüm  çocukların 23 Nisan  Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu olsun.

SİVAS BAROSU KADIN VE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU

ADINA

BARO YÖNETİM KURULU ÜYESİ

AV.SERAP HERGÜNER

18.10.2018
AV. HACI YILMAZ DEMİR
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.